içinde

Yarı Amatör Az Profesyonel

İlk yazının, kendini anlatmak, burada bulunma amacından bahsetmek ve yetersizliğini (ya da yetkinliksizliğini) baştan söyleyerek, kaleminden çıksa da sorumluluk kabul etmeyip, günah çıkarmak amaçlı yazılması gerektiğine dair bir kanıya kapıldım.
Bütün bunlar ışığında, “ben kimim? Burada ne işim var? Başı sıkıştığı zaman arayıp borç isteyebilir misin? 10 adımda hayatın anlamından bahsedecek miyim? ” gibi sorulara cevap vermek amaçlı uzun bir girizgah yapıp anlatmaya başlıyorum.

Çocukluk, ilkokul, ortaokul, lise gibi detayları hiçbirini anlatmayıp zamandan tasarruf ettiriyorum ama merak eden olursa ‘aman be! Bu muymuş’ dememek şartıyla bana ulaşıp öğrenebilir.

Üniversite yıllarımda (-ki kendisi 8 senelik Kocaeli üniversitesi jeofizik mühendisliği bölümü macerasıdır) doğuştan gelen yetenek sesimi kullanmak için ufak tefek sahne girişimlerinde bulunmuş, sonrasında istediğimi bulamayıp bir kenara bırakmıştım. Ancak kader ağlarını örmüş ve 10 sene sonrasında ‘ Düşük Bütçeli Akustik’ isimli 2 vokal 1 gitar oluşumunu kurup çeşitli yerler (Park, bahçe, sahne) ve zamanlarda müziğin içerisine girmiştim.

Ancak bundan 1 sene öncesinde bir arkadaşımın (ve şimdi aynı sahneyi paylaşmaktan zevk ve onur duyduğum Ezginin) sayesinde Doğaçlama Tiyatro (Tiyatro Sporu olarak da bilinir) ile tanıştım. Kurucuları arasında yer aldığım ve isim babası olduğum Doğaçüstü Tiyatro ile bir sezon geçirdim. Bu esnada Terspektif’in kurucuları arasında bulunan Kerim ile tanıştım. (Olcayto’nun yazısını da okursanız Kerim’in birleştirici gücüne takınlık edebilirsiniz.)

Doğaçlama Tiyatro’da ilk sezonumu bitirdikten sonra kendimi bu alanda daha da geliştirmek için ‘Mizahiyet Teorisi’ ekibinin Modern Doğaçlama Tiyatro atölyesine katıldım. Orada atölye ekibi olarak ‘Mizahiyet Hipotezi’ ismi ile sahne alıp konuk oyuncu olarak da Mizahiyet Teorisi ile de sahneye çıktım.

Doğaçlama Tiyatro’daki 3. sezona geldiğimde atölye ekibi ve Mizahiyet Teorisi birleşmiş, şekil almış ve omurgasını oturtmuş bir yandan kısa biçim doğaçlama tiyatro oyunlarını sahnelerken bir yandan da ilk uzun biçim doğaçlama tiyatro oyunu “hepsi hikaye” için çalışmalara başlamıştık. Terspektif ile de ilk dirsek temasını bu dönemde gerçekleştirmiş, bu uzun biçim doğaçlama tiyatro oyunu ile akalı bir video jesti ile karşılaştık.

Ancak zalim korona (ya da İbrahim Selim’in de dediği gibi ‘küçük puşt’) hayatımıza girmiş bütün oyunlarımız iptal olmuştu. Ancak bu dönemde Terspektif çalışmaya devam etmiş içeriklerine içerik katarak, katmerlenerek katlanıyordu. Sonra bir gün asıl Kerim koronadan fırsat bulup İstanbul’a yanıma geldi. O zaman Murat Göğebakan için saygı ve anma videosu hazırlıklarında olduklarını öğrendim. İkinci plana attığım müzik aşkımı çağırıp video için ve sonrasında Terspektif için müzikler yapmaya başladım. Müzikleri pek beğenmemiş olacaklar ki, ” gel sen bizde yaz” diyerek müzik işine ara vermemi sağladılar. (Biraz olayı çarpıtmış olabilirim. Aslında beğenip videoya da koydular ve sonra teklif geldi)

Artık yazılarımla da Terspektif ailesinin bir bireyi olmuş bulunmaktayim. Köşe ismim gibi yetkinliğimin ve yetkinliksizliğimin el verdiği birçok şeyden bahsederek bu köşeyi canlı tutmaya çalışacağım.

Sözlerimin sonuna gelirken bütün Hayal Mesaisi Ailesi (Mizahiyet Teorisi ve Sahne Kadının!) ve Düşük Bütçeli Akustik projesinde sahne partnerim olan Uğur Akın’a ayrıca bu deli saçması insana yer açan Terspektif Ailesine teşekkürü bir borç bilirim.

Bu arada jeofizik okuyup tiyatro ve müzik yapıyorsun da meslek nedir hocam? derseniz kısaca barmen ve barista diyin.

Ne düşünüyorsun?

Halil Mengü Çelikyapı tarafından yazılmıştır.

Saygı – Teaser inceleme ve Behzat Ç 4. Sezon Spoiler’li Sohbet

Bu Hafta 4 Yeni Film Vizyonda