içinde

Unutkanlık

Günlük yaşamın stresinde insanların bir şeyleri unutması normal bir durumdur. Unutulan şeyler yapılacak işlerden tutun da verilen sözlere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir. Peki ya yaşanılan şeyler unutulursa?

 

30 Ekim 2020’de İzmir’de ve çevre illerde hissedilen, ölü ve yaralıların olduğu 6.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Aradan geçen 11 gün boyunca ülke gündemi o kadar hızlı bir şekilde değişti ki ilk günlerde sosyal medya üzerinden tepki gösteren insanlar yavaş yavaş kabuğuna çekildi ve yaşanan felaket, bu felaketin sorumluları ve onların sorumlulukları yavaş yavaş unutulmaya başlandı.

Elbette deprem bölgesinde yaşayan (yaşamaya çalışan) insanların yaraları sarılana kadar unutmaları mümkün değil o nedenle şimdilik onları bu yazıdan muaf tutabiliriz.

 

1999 senesinde Gölcük’te meydana gelen depremin üzerinden 21 sene geçti Aradan geçen 21 senede birçok şey o kadar unutuldu ki bugün hala deprem gerçeğini, yapılması gerekenleri, bina ve zemin sağlamlığını, sağlam olmayan binalarda oturmanın tercih(!) olup olmadığını tartışıyoruz.

 

Günlük yaşamın değişkenliği ve gündemin yoğunluğu bizleri o kadar çok oyalıyor ki unutulmayacak dediğimiz her şeyi unutuyoruz. Atılması gereken adımları attığımız, sorulması gereken hesapları sorduğumuz, herkese eşit şartlarda yaşam hakkı sunabildiğimiz ve insanca yaşamanın, özellikle de yaşamın temel bir hak olduğunu öğrendiğimiz zaman unutkanlıklarımız masum bir eylemsizlik olacaktır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor …

Yükleniyor …

0

Ne düşünüyorsun?

Halil Mengü Çelikyapı tarafından yazılmıştır.

Halı altına süpürmek

1500. Gösterisinde İlk Kez Dijital Platformda!