içinde

Türk Tiyatrosunun ‘Suna Abla’sı’ Suna Pekuysal’ı, Vefatının 12. Yılında Saygıyla Anıyoruz

Türk tiyatrosunun “Suna Abla”sı, Yeşilçam’ın “hizmetçi kız”ı, Belgin Doruk filmlerinin vazgeçilmezi, usta oyuncu Suna Pekuysal’ı, vefatının 12. yılında saygıyla anıyoruz.

Yeşilçam sineması ile Türk tiyatrosuna hayatını adayarak unutulmaz isimlerinden biri olan Suna Pekuysal, 24 Ekim 1933’te İstanbul’da dünyaya geldi.

Asıl adı ”Suna Belener” olan sanatçı, 75 yıllık yaşamının 50 yılında sahnelerin tozuna aşina oldu, 250’den fazla oyunda ve 100’e yakın sinema filminde başrol ve yan rollerde oynadı.

Pekuysal, 1949’da İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü’nde öğrenim görürken, İstanbul Şehir Tiyatrolarının çocuk bölümünde Kadri Ögelman’ın ”Artist Aranıyor” adlı oyununda ilk kez sahneye çıktı. Sanatçı, 1952’de, İstanbul Şehir Tiyatroları dram bölümü kadrosuna geçti.

Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Cahide Sonku, Reşit Gürzap, Bedia Muvahhit, Vasfi Rıza Zobu, Hazım Körmükçü, Talat Artemel, Reşit Gürzap, Mahmut Moralı ve Şevkiye Mav’ın öğrencisi oldu.

Oynadığı Eserlerdeki Tüm Rolleri Ezberliyordu

Bir röportajında, Şehir Tiyatrolarının çocuk bölümünde oynarken, diğer tüm rollerle birlikte oyunun tamamını ezberlediğini anlatan Pekuysal, figüran olduğu “Peer Gynt” oyununda, başrol oyuncusu Jeyan Mahfi hastalanınca, “Hocam, yerine ben oynayabilir miyim?” diyerek Muhsin Ertuğrul’a sorar. Bütün oyunu ezbere bilen sanatçı, Ertuğrul’un onayının ardından sahneye çıkıp başrolde oynar ve büyük beğeni kazanır.

İstanbul Şehir Tiyatrosu drama bölümü kadrosuna 1952’de geçen Pekuysal, aynı yıl “Vahşi Kız” adlı oyunda tek cümlelik replik verilince mutsuz olsa da o cümleyle canlandırdığı “hizmetçi kız” rolüyle dikkati çekti.

Sanatçı, 1954’te Elmer Rice’ın “Sokakta”, 1956’da Henrik Ibsen’in “Peer Gynt”, 1959’da Noel Coward’ın “Ne Umurum”, 1961’de Flers-Caillavet’nin “Yufka Yüreklinin Biri”, 1964’te Hidayet Sayın’ın “Topuzlu”, 1965’te Haldun Taner’in “Eşeğin Gölgesi”, 1968’de Shakespeare’in “Romeo ile Juliet” ve 1976’da “Kısasa Kısas” oyunlarında rol aldı.

Bir açıklamasında oynadığı her rolü beğenmediğinin altını çizen sanatçı, “Aslında iyi oyun çıkarabilmek için üstlendiğin kimliği sevmen, benimsemen şart. Aksi halde vasatın üzerine çıkamıyorsun. ‘Kadınlar’, ‘Çatıdaki Çatlak’, ‘Haydi Öldürsene Canikom’, ‘Lüküs Hayat’’, ‘Ahududu’, ‘Keşanlı Ali’, ‘Tırpan’daki rollerimi çok sevdim mesela.” ifadelerini kullanmıştı.

Birçok Prestijli Ödül Kazanarak Kariyerini Taçlandırdı ve Unutulmaz İsimler Arasındaki Yerini Aldı

Yaşamı boyunca birçok ödüle layık görülen sanatçı ayrıca, 1998 Afife Tiyatro Ödülleri-Nisa Serezli Aşkıner “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, 2000 “Belkıs Dilligil Onur Ödülü”, 2001 38. Antalya Altın Portakal Film Festivali “Yaşam Boyu Onur Ödülü” ve 2003 “Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü”nü aldı.

Emekli olduktan bir süre sonra Şehir Tiyatrolarında Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği ”Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı.

Suna Pekuysal’ın rol aldığı filmlerden bazıları şöyle:

Can Yoldaşı (1952), Halıcı Kız (1953), Yaprak Dökümü (1958), Bir Bahar Akşamı (1961), Otobüs Yolcuları (1961), Zavallı Necdet (1961), Cilali İbo Zoraki Baba (1961), Minnoş (1961), Hayat Bazen Tatlıdır (1962), Küçük Hanımın Kısmeti (1962), Küçük Hanım Avrupa’da (1962), Küçük Hanımın Şoförü (1962), Aşk Güzeldir (1962), Neşemizi Bulalım (1962), Yedi Kocalı Hürmüz (1963), Kiralık Koca (1963), Şoförler Kralı (1964), Yalancının Mumu (1965), Çalıkuşu (1966), Trafik Belma (1967), Kadın Değil, Baş Belası (1968), Kanlı Nigar (1968), Ayşecik-Yuvanın Bekçileri (1969), Küçük Hanımın Şoförü (1970), Keloğlan Aramızda (1971), Hayat Sevince Güzel (1971), Keloğlan (1971), Keloğlan ve Can Kız (1972), Ben Bir Garip Keloğlanım (1976), İnşaat (2003), Hırsız Var (2005)

Sanatçı ayrıca “Yeter Anne”, “Kadın Savcısı” ve “Ekmek Teknesi” adlı dizilerde de oynadı.

Bir röportajında oyunculara ve oyunculuğa yeni başlayanlara, tavsiyede bulunan Pekuysal, “Her rolü kabul etmeyin. Kendinizi biraz saklayın, dinlendirin. Gazetelere, televizyonlara konu olmayın.” ifadelerini kullanmıştı.

Suna Pekuysal, tedavi gördüğü İstanbul Tıp Fakültesi’nde 22 Temmuz 2008’de yaşama veda etti ve Merkezefendi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Bizde Terspektif Ailesi olarak, güler yüzlü, samimi ve içimizi ısıtan rolleriyle hayatımızda önemli yeri bulunan Suna Pekuysal’a, vefatının 12. yılında Allah’tan rahmet, yakınlarında başsağlığı diliyoruz.

Ne düşünüyorsun?

Kerim Of tarafından yazılmıştır.

Başlangıç; 1984, bitiş; henüz hesaplanmadı. Önemli olan keyif almak ve anı biriktirmek. Kısacası basitçe ve huzurla yaşamak...

Leave The World Behind

Taşların ‘Frekans’ı Sanatseverlerle Buluştu