içinde , ,

Bir “Can Manay” Hikayesi

 Türkiye’de son yıllarda yazdığı kitaplarla adından söz ettiren Azra Kohen, 1979 yılında İzmir’de dünyaya gelmiştir. Asıl adı Akilah Azra Sarızeybek Kohen’dir. İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünden mezun olmuştur. Daha sonra Kanada Ottawa Üniversitesi Üçüncü Dünya Ülkelerine Yardım Ekonomisi Bölümünü bitirmiştir. Liverpool Üniversitesinde Davranış Bilimleri alanında uzmanlık yapan Azra Kohen, İngilizce ve İtalyanca’yı öğrenmiştir. Aldığı eğitim gereği psikolojik kitaplar yazan Azra Kohen’in en bilinen eserleri Fi, Çi, Pi üçlemesidir. Yazdığı bu kitaplarda sanat, din ve siyaset gibi birbirinden farklı alanlar hakkında bilgiler vermiştir ve bu da yazarın çok yönlü biri olduğunu en belirgin kanıtıdır.

Azra Kohen’in ilk kitabı olan Fi, 2013 yılında yayımlanmış ve 600 sayfa olarak yazılmıştır. İlk başta Goa Basım Yayın tarafından Akilah yazar ismiyle basılmasının ardından, 2014 yılından itibaren Destek Yayınları tarafından basılmaya başlanmıştır. Fi ismi, altın orandan gelmektedir. Fi, gerçek anlamda kusursuz güzellik ile ilgili geometrik ve sayısal bir orana verilen isimdir. Kitaptaki karakterimiz Can Manay, çok ünlü, TV programları yapan bir psikolog. Can, aşklarını çok takıntılı yaşayan ve kafasına koyduğunu elde etmek için maddi, manevi her şeyi yapmaya hazır, hırslı bir avcı olarak tanıtılmış okuyucuya. Satın almak istediği eve bakarken yan bahçede dans eden Duru’yu görür. ‘Benden de öte bir tutku’ diye tanımlar Duru’ya olan aşkını. Kafaya koymuştur artık ve Duru sadece Can’ın olmalıdır. Romandaki olay örgüsü, Can’ın Duru’yu görmesiyle başlıyor. Romanın diğer ana karakterleri Deniz, Özge ve Bilge. Deniz, Duru’nun sevgilisi, yetenekli ama kendini esrara kaptırmış bir müzisyendir. Özge, insanların sahte yüzlerini ortaya çıkarmaya çalışan bir savaşçıdır. Gelelim benim en sevdiğim karakter olan Bilge’ye. Kendini, şanssız doğan olarak nitelendiren ancak hayatta kalmak için ve en önemlisi otizimli kardeşi Doğru için çabalayan, Can Manay’ın psikoloji sınıfından zeki ve başarılı öğrencisidir. Başrollerini Serenay Sarıkaya, Ozan Güven, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç ve Büşra Develi’nin paylaştığı, Azra Kohen’in ilk kitabı olan Fi’den uyarlanan dizi, eminim ki bir çoğumuzun Fi üçlemesiyle tanışmasına vesile oldu. Birçok kişi Cem Manay karakterinden nefret etmiştir. Ama ben sevdim. Cem Manay’a hayat veren Ozan Güven bu karakteri çok başarılı canlandırmış. Başka bir oyuncu seçilseydi ben yine sever miydim diye sorarsanız sanmıyorum. Öyle ki kitapları okurken Ozan Güven’i canlandırarak okudum. İster istemez aklıma okurken sahneler Ozan Güven olarak canlandı zihnimde. Diziyi izlerken de çok sevmiştim Can Manay karakterini okurken de sevdim. Benim gibi düşünen kaç kişi bilmiyorum, daha doğrusu var mı acaba merak etmişimdir? İzlerken de okurken de Can için çok üzülmüş ve haksızlık edildiğini düşünmüştüm. Okurken bu düşünceme daha da destekledim. Fi okuyucuyu; arzunun, aşkın korkmadan deneyimleyebilmenin serüvenine dahil ediyor. 

İkinci kitabı olan Çi romanında Azra Kohen, motivasyonu kaybolan bir insanlığın öyküsünü, 318 sayfa olarak anlatmıştır. Destek Yayınları tarafından basılmış olan kitap, 2014 yılının Temmuz ayında yayımlanmıştır. Azra Kohen, Çi’nin anlamının insan enerjisi olduğunu söylemiştir. Çi romanı, yaşamı ve insanın içinde bulunduğu sistemi anlayıp harekete geçme noktasında ne yaptığını sorgulatıyor. Düzene uyup devam mı edeceksin, yoksa kendi potansiyelini farkedip doğrularını mı bulacaksın?  Üçleme arasında sayfa sayısı yönünden diğer iki kitaptan daha az olmasına rağmen okuyucuya, akıl oyunları ile kendini sorgulatmayı başarıyor. Bu üçlemede en çok etkilendiğim bu kitap oldu. Neden mi? Azra Kohen bir sistemden, bir düzenden ve bu düzen içerisinde insanların bu düzenden ne kadar farkında olarak yaşadıklarını okuyucuyu da olay örgüsüne çekerek düşündürüyor. ‘Ben neden varım, bu sistemde benim görevim ne? Potansiyelimle sistemi değiştirebilir miyim ya da değiştirmek için ne yapıyorum?’bu sorularla sürüklenerek okuyorsunuz kitabı.

Üçüncü Kitabı olan Pi romanı ise serinin son kitabıdır. 700 sayfalık yazılan kitap 2015 yılının Temmuz ayında yine Destek Yayınları tarafından basılmıştır. Pi’nin anlamı da çoğu kişinin bildiği üzere matematikte 3,14 sayısına denk gelen pi sayısıdır. Kohen, Fi ile başlayan bu sürükleyici farkındalık yolculuğunu Pi ile sonlandırmış. Pi’de dikkatimi çeken ve okurken heyecanla okuduğum Can Manay ve Bilge uyumuydu. Diziyi izlerken de keşke Pi’yi de uyarlasalardı dediğim çok olmuştur. Can Manay ve Bilge’yi evrende yolları birleşmesi gereken kişiler olarak nitelendirdim. Evrenin enerjisi içinde birbirlerine tutunan iki ruh. Ama bu iki ruh için doğrusu mu? Hem karakterler, hem de okuyucu düşünüyor bu soruyu. Çünkü doğru tektir. Kendini farketmenin ışığında, doğrularla zaferler elde edilebileceğini, yaptığımız herşeyin iyi veya kötü bir sonuncunun olduğunu ve bizi nasıl etkilediğini bu yolculukta okuyucuya düşündürmüş Azra Kohen.

Aşklar, aldatmalar, arzular, lanetler, hayal kırıklıkları, zeka oyunları… Fi, Çi, Pi üçlemesinde hayata dair herşeyi bulmak mümkün. İnsanın varoluş amacını sorgulatan, psikoloji, sanat, din, siyaset, bilim, ekonomi gibi birçok alanda bilgi veren ve farkındalık yaratan sürükleyici bir seri. Azra Kohen bu seride; okuyucuyu, ince zeka oyunları yaparak içsel bir yolculuğa çıkarıyor. ‘İnsanlar anlaşılması için varlar’ metaforunu savunarak, tek bir bireyin dâhi doğru davranışı ile dünyayı değiştirebileceği mesajını veriyor bu üçlemede.Bu üçlemeyi okumanızı tavsiye ediyorum. Kişisel gelişim ve sorgulama kitapları arasında, metaforlarla dolu hayatın içindeki her şeye dokunan, her şeyi sorgulatan bir üçleme. Dil olarak gayet akıcı ve anlaşılır. Dipnotlara bilinmesi gerekenler dışında müzik önerileri de koymuş olması okuyucuyu kendine çekmeyi fazlasıyla başarıyor.

Şimdi gelelim içeriklerini anlattığımız kitapların kapak tasarımlarına. Bu üçlemenin kapak tasarımları isimleriyle gayet uyumlu olmuş. Fi romanının kapak tasarımı kırmızı ve Fi’yi alevler sarmış. Kırmızı, ateş ve kanın rengidir; dolayısıyla enerji, savaş, tehlike, güç, kararlılık, tutku, arzu ve sevgi ile ilişkilidir. Çi masmavi, su ve buz kristalleri ile tasarlanmış ve içlerinde en çok sevdiğim kapak. Bu renk sadakati, huzuru temsil eder. Pi kitabı yeşil olarak yapraklı ve sarmaşıklı bir şekilde tasarlanmış. Evet renklerle uyumlu dedik çünkü, yeşil rengi herkes sever. Psikolojik sorunu yoksa herkes denge ve uyumu sever. Üç kitap da gerek renk, gerek tasarımlar gerekse yazı karakterleri olsun, çok başarılı kişisel gelişim ve sorgulama kitapları olarak karşımıza çıkıyor.

Evet, Fi, Çi, Pi serisi incelememizin sonuna geldik. Bu üçlemeyi okuyan herkes eminim birçok sorularla boğuşmuştur hayatı sorgulatan. Okumayanlar ise hemen okumalılar.  Ayrıca, bu serinin yanı sıra, yazar Azra Kohen’in 2016’da yayımladığı Aeden ve Ocak 2019’da yayımladığı Gör Beni isimli romanları da mevcuttur.

Ne düşünüyorsun?

Nazife Anaçoğlu tarafından yazılmıştır.

Amasya’nın Merzifon ilçesinde 1988 ‘de doğdu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme bölümü mezunu. İşletme dalında Ordu Üniversitesi Eğitim Fakültes’inden Pedagojik Formasyon Eğitimi ve belgesi aldı. Bir dönem boyunca Ordu’nun bir köy okulunda ücretli öğretmenlik yaptı. Boş zamanlarında kitap okumayı ve yabancı dizi-film izlemeyi sever. Her türü izlemeyi sever. Kitap konusunda genelde gerilim , polisiye türlerini tercih eder.

Quentin Tarantino’dan ‘Deliverance’ İncelemesi

Benedict Cumberbatch: Dr. Frankenstein